Online kuyumcunuz.

Kuyumculukta Renk ve Ses

Rengin kuyumculuktaki önemi tartışılamaz. Yüzyıllar boyunca kuyumculuk atölyeleri bir önceki çağın atölyelerine göre rengi daha bilinçli kullanmışlardır. Nitekim etrüsk kuyumculuğu monokromaktir (tekrenkli); bizans kuyumculuğu ise polikromaktir (çokrenkli). Fizik kuralları bize bir nesnenin renginin aynı nesne tarafından emilen ışığın bir kısmı olduğunu söylerler. Öte yandan herhangi bir renk 3 rakam aracılığı ile ifade edilebilir. Bu 3 rakam 3 ana rengin o renkte bulunan yüzdelerini ifade etmekte ve CIE olarak bilinen Uluslararası ışıklandırma Komitesinin normalarına göre ayarlanmaktadır.

Ancak geçerli ve evrensel bir kod sistemine ulaşabilmek ve değişik renklerin heryerde elde edilebilmesiçok zordur. Fransa, Almanya ve İsviçre gibi ülkelerde alaşımlardan elde edilen ve DIN standart renkleri denilen renkler sıkça kullanılmaktadır. İncelemenin yapılabilmesi için numunelerin çevredeki diğer nesnelerin yansımalarından koruyabilmek amacı ile beyaz pelür kağıtla çevrelenmeleri gerekir; Bu yöntemle kuzey ışığı elde edilebilmektedir. Galvanize nesneler söz konusu olduğunda renk, eritme ile elde edilen alaşımın rengine uymayabilir. Tozlar dahil, ufak nesnelerin renklerini ayırt etmek pek kolay değildir; bu nedenle nispeten iri küreler kullanılması geekir. Yüzeyin durumunu, yapısı ve film tabakasının mevcut olmasında incelemeyi zorlaştırabilmektedir. Pütürlü bir yüzey yansımayı dağıtacağından rengi kaydırır; eğer incelenen numune altın ise rengi kırmızıya çalar. Renklerin değişmesine yol açan diğer nedenler ise mekanik ve ısıl işlemlerdir. Özellikle çok elemanlı alaşımlarda, temizleme ve sertlik noktalarının bulunması ile açıklanabilir. Ötektikler, dendritik kristallerden 38 ve tanelerden daha serttir. Netice itibari ile yüzey kaplamalarında altın oranı yüksek, daha yumuşak alaşımlar kullanılmalıdır; bu durumun renge olan etkisi 1 mikronluk inceliğe kadar incelenmiştir. 170. sayfada Cu Ag Cu alaşımlarının renklerini tanımak için gerekli ve kullanışlı bir üçgen sunulmuştur.

Ses

Bir metalin darbe ile çıkarıldığı ses, uzman kuyumcu için önemli bir ipucudur. Akustik yoğunluğun, kaynak işlerinin, eritmenin ve numunenin geçirdiği tüm mekanik işlemelerin hakkında fikir veren ve kesinlikle şaşmayan bir deney çeşididir. Nitekim örenek vermek gerekirse, aynı nesne yeniden kaynak işlemi geçirmeden ve geçirdikten sonra değişik sesler çıkartır.

Kaynağı başarılı bir şekilde vurulmuş, iyi işlenmiş ve homojen bir nesne alçak bir yerden metalik bir levhanın üstüne düştüğünde kararlı, saf ve tok bir ses çıkartır. Öte yandan içinde tek bir çatlağın varlığı bile sesin değişimine yol açar. Bu özellikle kalp paraların denenmesi içinde gereklidir; nitekim baş düştüğünde çıkardığı sesten paranın sahte olup olmadığı; başka bir deyişle paranın eritme ya da başka bir yöntemle imal edilip edilmediği anlaşılabilmektedir.

İzottopi ve Anizotropi

Bir nesnenin herhangi bir fiziki özelliğini (iletkenlik, sertlik vb gibi) incelerken, iki durum gözlenebilir; özellik, yön ne olursa olsun sabittir ya da yön değiştikçe değişim göstermektedir. Tek olasılıklada nesnenin o özelliğe göre izotrop, ikincisinde ise izotrop olduğu söylenir. Cam ışığa ve ışıl genleşmeye göre izotroptur. Odun, yakut ve değerli taşlar ise anizotropdur.Değerli taşların incelenmesinde önem taşıyan bu kavramın daha iyi anlaşılabilmesi için, iki kürenin olduğunu varsayalım; ilki camdan, ikincisi tahtadan. Eğer bu küreler 100 C' nin üzerindeki bir sıcaklığa ısıtılacak olursa, cam küre şeklini koruyacak, ahşap küre daha ovalimsi bir şekil alacaktır. Bunun nedeni gelişmenin camda her yönden aynı olması, ahşapta ise yöne ahşapın aynı özelliğe göre anizotrop olduğu söylenir. Ahşapın testereye göre anizotrop olduğu herkesce bilinir; nitekim testere bir yönde fazla zorlamada ilerlerken, diğer bir yönde daha çok güç gerekmektedir. Mekanik işlemler metallere anizotropi aşılar. Haddeleme ile elde edilen bir levha, haddeleme yönü boyunca daha rahat kesilebilmektedir. Anizotropi, özellikle sert taşların işlenmesinde kullanılır. Dayanıklılığın daha düşük olduğu yüzeyler aranır ve böylelikle hem kırılma olmaz hemde iş kolaylaşır.